October 24, 2026

Murat Tekeli: "Otopark Sorunu, Trafik ve Şehir Planlamasıyla Birlikte Ele Alınmalı"

Murat Tekeli: "Otopark Sorunu, Trafik ve Şehir Planlamasıyla Birlikte Ele Alınmalı"
Görseli Büyüt
TODER Genel Sekreteri ve METCOM Kurucusu ve CEO'su Murat Tekeli, otopark sektörünün geleceğinin ortak standartlar, dijitalleşme ve sürdürülebilir yatırım modellerinden geçtiğini vurguluyor. Söyleşide; otopark mevzuatı, kapasite yetersizliği, ücret politikaları, akıllı otopark sistemleri ve sektörde yatırım ortamının geliştirilmesi konuları ele alındı. Söyleşinin moderatörlüğünü TODER Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Ustaosmanoğlu yaptı. OTOPARKLARIN AKILLI ŞEHİRLER VE TRAFİK YÖNETİMİ AÇISINDAN ÖNEMİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? Otopark meselesini yalnızca araçların bırakıldığı alanlarla sınırlı düşünmemek gerekiyor. Bu konu doğrudan trafik yönetimi, ulaşım planlaması ve şehirlerin yaşam kalitesiyle ilişkili. Sürücüler gittikleri bölgede hangi otoparkların bulunduğunu, nerelerde boş yer olduğunu ve hangi hizmetlerin sunulduğunu önceden görebilirse gereksiz dolaşım azalabilir. Farklı işletmelerin verilerinin ortak bir sistemde toplanması bu bakımdan önemli. Örneğin bir otoparkta elektrikli araç şarj istasyonu bulunuyorsa bunun bilgisi ve müsaitlik durumu da kullanıcıya sunulabilmeli. Boş kapasite, ücret tarifesi ve diğer hizmetler tek bir dijital altyapı üzerinden görüntülenebilmeli. Böyle bir sistemin trafik üzerindeki olumlu etkisinin önemli olacağına inanıyoruz. MEVCUT OTOPARK ALANLARININ DAHA VERİMLİ KULLANILMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR? Özellikle konut sitelerinde her daireye tahsis edilen otopark alanlarının kullanım biçimi yeniden değerlendirilebilir. Aynı anda bütün araçların alanda bulunmadığı durumlarda bazı yerler uzun süre boş kalabiliyor. Bu alanların uygun bir mevzuat çerçevesinde ortak kullanıma açılması, kapasitenin daha verimli değerlendirilmesini sağlayabilir. Paylaşımlı otopark modeli, hem alan kullanımını iyileştirebilir hem de ortak giderlerin daha adil biçimde karşılanmasına katkıda bulunabilir. Otopark yerlerinin bağımsız mülkiyet ve yatırım konusu olarak değerlendirilebilmesi de önemli bir seçenek. Uygun hukuki düzenlemelerle otopark yerlerinin ayrı mülkiyete konu olması, bu alanların kiralanmasını ve profesyonel işletmeler tarafından yönetilmesini kolaylaştırabilir. BU DÖNÜŞÜMDE ÖDEME SİSTEMLERİNİN ROLÜ NEDİR? Geçmişte otopark giriş ve çıkışlarında bilet, gişe ve manuel tahsilat süreçleri daha yaygındı. HGS, kiosk ve mobil ödeme gibi çözümler bu işlemleri önemli ölçüde hızlandırdı. Günümüzde kullanıcılar ödeme noktalarında zaman kaybetmeden otopark hizmetinden yararlanmak istiyor. Otomasyon sayesinde yalnızca giriş ve çıkış işlemleri kolaylaşmıyor; tahsilat, raporlama ve işletme verimliliği de artıyor. Birden fazla otopark işleten işletmeler, doluluk oranlarını ve gelirlerini tek merkezden takip edebiliyor. Bundan sonraki aşamada farklı sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışması ve verilerin ortak bir altyapıda değerlendirilebilmesi önem taşıyor. ÖZELLİKLE BÜYÜK ŞEHİRLERDE OTOPARK KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI İÇİN HANGİ ADIMLAR ATILMALI? Araç sayısı arttıkça mevcut otopark kapasitesinin yetersiz kalması kaçınılmaz hale geliyor. Bu nedenle yeni yatırımlara ihtiyaç var. Ancak yalnızca daha fazla alan oluşturmak yeterli değil; mevcut alanların da verimli kullanılması gerekiyor. Akıllı ve otomasyonlu otopark sistemleri, uygun projelerde araçların daha yoğun biçimde yerleştirilebildiği çözümler sunuyor. Bu tür sistemlerin yaygınlaşması, özellikle arazi ve alan kullanımının kısıtlı olduğu şehirlerde önem taşıyor. Yeni yapıların otopark ihtiyaçlarının doğru planlanması, mevcut otopark alanlarının farklı amaçlarla kullanılmasının önlenmesi ve uzun vadeli kapasite planlaması da birlikte ele alınmalı. OTOPARK ÜCRETLERİ İLE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VAR? Otopark yatırımları ciddi sermaye gerektiriyor ve yapılan yatırımın geri dönüşü uzun yıllar alabiliyor. Kamuya ait otoparklarla özel sektör tarafından işletilen otoparkların aynı ekonomik koşullarda çalışmadığını da göz önünde bulundurmalıyız. Ücretlerin maliyetleri karşılamayacak seviyelerde tutulması, özel yatırımcıların yeni projelere yönelmesini zorlaştırabiliyor. Fiyat politikaları oluşturulurken işletme maliyetleri, yatırımın geri dönüş süresi, hizmet kalitesi ve yeni kapasite ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir. Sürdürülebilir bir yatırım ortamı oluşmadığında sektörün büyümesi de zorlaşıyor. CADDE VE SOKAK ÜZERİNDEKİ PARK ALANLARININ BU TABLOYA ETKİSİ NEDİR? Cadde ve sokakların uzun süreli park alanı olarak kullanılması, hem trafik akışını hem de özel otopark yatırımlarını etkiliyor. Yolların bir bölümünün park eden araçlar tarafından işgal edilmesi, ulaşım kapasitesini azaltabiliyor. Geniş kaldırımların olmadığı yerlerde yayaların hareket alanı da daralabiliyor. Diğer taraftan cadde üstü parkın çok düşük ücretlerle sunulması, özel işletmelerin tercih edilmesini ve yatırımların geri dönüşünü zorlaştırabiliyor. Bu nedenle cadde üstü park, kısa süreli yolcu indirme-bindirme ve uzun süreli park ihtiyacının birbirinden ayrılması gerekiyor. Şehirlerin trafik politikalarıyla otopark politikaları birlikte oluşturulmalı; kamusal alanlar ve özel otoparklar birbirini tamamlayan bir sistem içinde değerlendirilmelidir. TODER Söyleşileri'nin ilk bölümü 25 Eylül 2026'da TODER TV'de canlı yayınlandı. Kaydı: https://toder.net/medya/toder-tv Bu haber, TODER Otopark Bülteni'nin Ekim 2026 tarihli 2. sayısında yayımlanmıştır.
Murat Tekeli: "Otopark Sorunu, Trafik ve Şehir Planlamasıyla Birlikte Ele Alınmalı" | TODER | All Parking Integrator Investors and Operators Association